ENERJÍ TASARRUFU

17/12/2007

Enerji çesitli biçimlerde görülür. Ona günes isinlari seklinde rastliyoruz. O yiyeceklerimizin içinde yag ve seker olarak bizleri yasatir. En iyi tanidigimiz enerji sekli ise isi enerjisidir. Onu kömür, petrol ya da dogalgaz gibi fosil yakitlari, isi ve elektrik üretmek için yaktigimizda elde ederiz.

Dogada mevcut olan temel enerji kaynaklari sunlardir:

Yenilenebilir enerji kaynaklari: Günes enerjisi, rüzgar ve su gücü, yeriçi isisi.

Yenilenemeyen enerji kaynaklari: Nükleer enerji ve fosil kaynaklar (kömür, petrol, dogalgaz gibi maddeler milyonlarca yil öncesi bitkilerden ve ölmüs hayvanlardan olusmuslardir. Bundan dolayi bu maddeler “fosil enerji kaynaklari” diye adlandirilmaktadir.)

Gerek fosil enerji kaynaklari, gerekse nükleer yakitlar, teknolojik yöntemlerle elektrige dönüstürülürken, çevreyi asiri derecede kirleten ve iklimi etkileyen gazlar ve atiklar meydana gelir. Nükleer santrallarin ürettigi radyoaktif isinlarla yüklü atiklar da büyük sorunlar yaratmaktadir. Nükleer atiklar, her ne kadar genis güvenlik tedbirleri alinarak depolaniyorlarsa da, dogabilecek en ufak bir patlamadan veya sizintidan (1986`da Çernobil`de yasandigi gibi), dogaya ve ayni zamanda insan ve diger canlilara verecek büyük zarari önlemek mümkün degildir.
Günümüzde en fazla kullanilan enerji elektriktir. Kullanilan elektrigin büyük bir kismi gereksiz yere haracaniyor. Bilhassa evlerde enerji tasarruf etmenin birçok yollari vardir. Nede olsa havaya birakilan karbondioksid oraninin dörte biri evlerde olusuyor. Evlerde kullanilan enerjinin %80`i ev isisi, %10`u su isitimi ve diger %10`u da isik ve elektrikli ev aletleri için harcaniyor. Evde ocagi isitirken, kaloriferi açarkan, buzdolabi çalisirken üzerinde en fazla düsündügümüz nokta, onun yarattigi komfor ve belki de parasal yönü olmustur. Ama onlarin yarattigi hava kirliligine yol açtiklari gibi ekolojik sorunlar üzerinde fazla düsündügümüzü sanmiyorum.
Enerji tüketimi, ayni zamanda dogal kaynaklarin tüketimi de demektir. Kömür, petrol, dogalgaz gibi enerji kaynaklari da diger dogal kaynaklar gibi dogada sinirlidir. Tüketilen bu kaynaklari tekrar kazanmak mümkün degildir. Bundan dolayi, enerjiyi akillica kullanmak gerekir. Enerji tasarruf edildigi taktirde hem para rasarruf etmis oluruz, hem de çevremizi korumus oluruz.

Enerjiyi tasarruflu kullanmanin birçok yollari vardir:

  • Yeni alinacak elektrikli aletleri, özellikle sogutucu aletlerde, elektrik kullanim oranina dikkat edilmelidir. Bazi aletlerin fiyatlari ucuzdur ama çok elektrik harcalar.
  • Buzdolabi, ocak ve kalorifer gibi isiticilardan uzak, soguk bir köseye birakilmalidir.
  • Buzdolabinin kapisi uzun süre açik birakilmamalidir. Buzdolabinin kapisi her açilip kapandikça, içine sicak hava girer ve bunu sogutmak için elektrik harcanir.
  • Derin dondurucularin ve buzdolaplarinin buzlari düzenli olarak eritilmelidir.
  • Yemek pisirirken kullanilan kaplarin tabanlari isitici ile ayni boyutta olmalidir ve tencereler kapagi kapali olamasina dikkat edilmelidir. Agzi kapali tencerede su, agzi açik tenceredeki sudan daha kisa bir sürede kaynar. Böylece de daha az enerji tüketilir.
  • Yemek pisirirken firin önceden gereksiz yere açik tutulmamalidir ve pisirme esnasinda firinin kapagi gereksiz yere açilip kapatilmamalidir. Firin kapaginin her açilmasinda isini disariya kaçar. Firindan sicak hava disariya kaçinca, kayip isiyi yerine getirmek için daha çok elektrik harcanir. Bu hem enerji, hem de para kaybi demektir.
  • Pencere ve kapilar iyi izole edilmelidir.
  • Pencereler sürekli yatay açik olarak tutmaktan kaçinilmalidir.
  • Ev sicakligi 18-20 derece arasinda ayarlanmalidir: (Azalan her derece ile, kalörifer masrafi %6 oraninda azalir.) Kisin odayi havalandirirken sadece kisa süre için pencereler tamamen açilmalidir ve ayni zamanda kalöriferler kapatilmalidir.
  • Kalöriferin üstü ve önü kapatilmamalidir, ayrica islak çamasirlari kurutmak için üstüne sermekten kaçinilmalidir.
  • Çamasir ve bulasik makineleri iyice doldurulduktan sonra çalistirilmalidir.
  • Çamasirlar kurutma makinasi yerine, açik havada da kurutulabilir.
  • Enerji tasarruf lambalai kullanarak %80 oraninda ceyeran tasarruff edilebilir. Bunlari fiyatlari ilk basta pahali olabilir. Ama lambalar az elektrik harcadigindan ve uzun ömürlü olduklarindan dolayi, her zaman bu farki kapatirlar.
  • Kullanilmayan odalarin lambari kapatilmalidir.

 

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin.

 


TOPRAK KÍRLÍLÍGÍ

17/12/2007

Hava ve su gibi, canlıların yaşaması için vazgeçilmez unsurlardan bir diğeri de topraktır. Toprak, bitki örtüsünün beslendiği kaynakların ana deposudur.

Toprağın üst tabakası insanların ve diğer canlıların beslenmesinde temel kaynak teşkil etmektedir. Bir gram toprağın içerisinde milyonlarca canlı bulunmakta ve ekosistemin devamı için bunların hepsinin ayrı önemi bulunmaktadır. Toprağın verimliliğini sağlayan ve humusça zengin olan toprağın 1 cm lik üst tabakasıdır. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup; tarım dışı amaçlarla kullanılması, ağır metallerle kirlenmesi ve erozyon sonucu oluşan etkilerle kayıplara uğramakta ve verim düşmektedir. Kaybedilen toprakların yeniden kazanılması çok zordur. 1 cm. kalınlıkta ki toprak ancak birkaç yüzyılda oluşabilmektedir.

Yirminci asrın başından itibaren modern tarıma geçilmesi ve sanayileşmenin hızlanması ile birlikte, toprak kirliliği de bir çevre sorunu olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha önceki asırlarda kullanılan güç ve enerji kaynaklarının yetersiz olması, nüfusun azlığı, endüstrileşmenin henüz gelişmemesi sebebiyle diğer çevre faktörlerinde olduğu gibi toprakta da herhangi bir kirlenme söz konusu değildi. Özellikle yirminci yüzyılın ortalarına doğru hızlı nüfus artışı ile birlikte, tarım ve diğer alanlardaki sanayi ve teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak toprak kirliliği de artmaya başlamıştır. Toprak kirliliği her geçen gün daha da ciddi boyutlara ulaşan önemli çevre problemlerinden birisini teşkil etmektedir.

Toprak Kirliliğine Sebep Olan Faktörler;

  • Yerleşim alanlarından çıkan atıklar, egzoz gazları, endüstri atıkları, tarımsal mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler toprak kirliliğine sebep olan en önemli etkenlerdir.

  • Yerleşim alanlarından çıkan çöplerin boşaltıldığı alanlar ile kanalizasyon şebekelerinin arıtılmaksızın doğrudan toprağa verildiği alanlarda toprak kirliliği meydana gelmektedir.

  • Egzoz gazları, ozon, karbonmonoksit, kükürtdioksit, kurşun ve kadmiyum vs. gibi zehirli maddeler havaya yayılmakta ve solunum yolu ile büyük bir kısmı canlılar tarafından alınmaktadır. Geriye kalanı ise, rüzgarlar ile uzak mesafelere taşınmakta ve yağışlarla yere inerek, toprak ve suları kirletmektedir.

  • Toprak kirliliğine sebep olan diğer bir faktör de tarımsal mücadele ilaçları ve suni gübrelerdir. Tarımsal mücadele ilaçlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı sonucu, toksik maddelerin toprakta birikimi artmakta ve doğal ortamın kirlenmesine sebep olmaktadır.

  • Sodyum, fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, bakır, mangan, bor gibi besin maddelerini içeren suni gübreler de aşırı ve bilinçsiz kullanım sonucu toprağın yapısını bozmakta ve toprak kirliliğine yol açmaktadır.

  • Endüstri tesislerinden çıkan ve arıtılmaksızın havaya, suya ve toprağa verilen atıklar çevreyi kirletmektedir.

Ayrıca; ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesi, yakılarak tarla açılması, tarım topraklarının hatalı işlenmesi, mera ve çayırların bilinçsiz kullanımı, aşırı otlatma vb. sebeplerle oluşan toprak erozyonu, çevre sorunlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak: T.C. Çevre ve Orman Bakanligi ( http://www.cevreorman.gov.tr/ )

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin.

http://www.cevremizikoruyalim.de.tl/