Arşiv

Archive for the ‘doga’ Category

PÍLLER ve ÇEVRE

18/12/2007 Çevreci Yorum yapın

Teknolojinin gelismesini büyük bir hizla sürdürdügü son yillarda yasamimizda pille isleyen saatler, fotograf makineleri, uzaktan kumondalar gibi bir dizi elektrokik aletler yer almaktadir. Yüzyil kadar önce kesfedilen ve 1960`li yillardan buyana tasinabilir elektronik aletlerin artmasiyla birlikte günlük hayatta gittikçe daha sik kullanilmaya basladigimiz pil ve akümülatörler daha fazla miktarlarda tüketilmekte ve üretilmektedir. Pil atiklari birçok insanda üstünde pek fazla durulmayan konuyu teskil etmektedir. Pil atiklari içerdikleri zararli maddeler örnegin: kadmiyum (Cd), kursun (Pb), civa (Hg) ve çinko (Zn) gibi agir metaller sebebiyle tehlikeli özellikler tasimakta ve bilhassa su ve toprak kirlenmesinde önem arzetmektedir.
Almanya`da yilda 850 milyon pil satilmaktadir. Satisa sunulan pillerin büyük bir kismi çinko-kömür (Zink-Kohle) ve alkalik-mangan gibi kullan-at pillerden olusmaktadir. Hayatimizi kolaylastiran her teknolojik üründe görülebildigi gibi piller de bilhassa bilinçsiz kullanilmasi ve atiklarin geregi sekilde kontrol edilmemesi sonucunda çevreye dolayli olarak biz insanlara oldukça önemli zararlar verebilmektedir. Piyasada sunulan bütün piller çevremize zarar verebilen maddeler içerdiklerinden dolayi, Almanya`da olusan kullanilmis piller Ekim 1998`den itibaren yürürlüge giren pil yönetmeligine göre, pil satan her magazaya ücretsiz geriverilebilir. Bu magazalarin eski pilleri geri alma mecburiyeti vardir, çünkü yeni pil alindiginda alis fiyatiyla birlikte pillerin çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilmasi için ücret ödenmektedir. Magazalar tarafindan toplanilan piller çevreye uyumlu bir biçimde ortadan kaldirilabilmesi için pil üreticilerine geri verilmektedir. Eski piller pil satan magazalarin yanisira, belediyeye bagli olan çöp isleme tesislerine veya zarli atiklari toplayan araçlara da geri verilebilir (Bu bilgiler Almanya için geçerlidir, ülkemizde ve veya diger ülkelerde nasil muamale görüyor, bilemiyorum.)

Tarih sürecinde çok sayida arastirmaya konu olan piller günümüzde hala gelistirilmeye çalisilmakta ve bu hususta pillerin güvenirligini, ömürlerini ve kütlesel enerjilerini arttirmaya yönelik çok sayida proje çalismasi yürütülmektedir. Ìncelenen konular arasinda, lituyumlu piller, civa oksit-kadmiyum pilleri, çinko-hava pilleri, organik elektrolitli piller ve kati elektrolitli piller yer almaktadir.

Çevre sagligi için pil seçiminde bazi tavsiyeler:

Ìlk etapta mümkünse pillerden kaçinilmali, alternatif olan ürünlere örnegin: mekanik veya günes enerjisiyle çalisan saatlere, elektrikli tras makinelerine ve elektronik esyalara, günes enerjisiyle çalisan hesap makinelerine öncelik taninmalidir. Çünkü çevremize zarar vermeyen piller yoktur. Yanliz bazi piller digerlerine nazaren çevremize daha az zarar verirler. Bu da pillerin içinde bulunan kimyasal maddelere baglidir.
Eger ille de pil olsun diyorsaniz, pil satin alirken kullan-at (sarj edilemeyen) piller yerine sarj edilebilen piller tercih edilmelidir. Bu pillerin içinde büyük miktarda agir metaller olsa bile, diger pillere nazaren ekolojik olarak çevremize daha uyumludur. Çünkü diger piller bosaldiktan sonra çöpe atilmasi gerekirken, sarj edilebilen piller ise bosaldiginda yüzlerce defa tekrar sarj edilebilirler. Bu piller ilk basta pahali gibi gelebilir. Ama bu tür piller yüzlerce defa sarj edildikten sonra, diger pillere nazaren daha ekonomik olduklari için uyungundurlar. Yalniz el feneri gibi az kullanilan aletlerde, kullan-at piller daha ekonomiktir.

Lütfen, hangi pil olursa olsun bunlari evsel çöplere atmayaniz. belediyelerin zararli madde toplama yerlerine geri verilebilir.

 

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin.

 

ÇEVREMÍZ

14/12/2007 Çevreci 1 yorum
Ìnsanlar varoluslarindan 1950`li yillara kadar ekolojik denge bozulmadan doga ile uyum içinde mutlu ve saglikli yasiyorlardi. 1950`lerden bu yana ekolojik denge git gide artarak tahrip edilmekte. Endüstri ve evlerden kaynaklanan çevre kirliligi günümüzün en büyük sorunlarindan biridir. Endüstri ve evlerden kaynaklanan çöpler çevre kirliligine neden olmakta ve dogayi tehlikeye sokmaktadir. Diger taraftan çevre kirliligi insan ve tüm diger canlilarin sagliklarini etkilemektedir. Çevre kirliligi ve birçok hastalik arasindaki baglanti hiç süpheye yer vermeyecek kadar aciktir. Çevre kirliligine bagli olarak olusan hastaliklara cilt hastaliklari, alerjiler ve solunum yolu hastaliklari örnek olarak verilebilinir.

Sanayilesme insanliga sayisiz faydalar getirmistir. Çesitli araç ve aletler günlük yasatimzi kolaylastirmakta ve yasam standardimizi artirmaktadirlar. Örnegin, önceleri saatlerce, haftalarca süren yollari günümüzde ise özel veya toplu tasima araçlariyla kisa sürede arkamizda birakabiliyoruz. Bunun yanisira çamasir makinasi, bulasik makinasi ve elektrikli süpürge gibi elektronik aletlerin yardimiyla eskisine oranla, çok daha az güç ve zaman harcayarak günlük isleri yapiyoruz. Fakat bütün bu rahatligin ne pahasina oldugunu insanlarin düsünme zamani gelmistir. Dogal zenginlikler günden güne azalmakta, çöp daglari yükselmekte, su ve hava kirligi artmaktadir. Buna karsilik dogal yasam alanlari da giderek yok olmaktadir.

Çevre kirligini çogumuz görünen çöpler olarak algilamaktayiz. Ama bu terim aslinda çiplak gözle görünmeyen kirlilikleri de kapsamaktadir. Her ne kadar su, hava ve toprak kirliligi görünmüyorsa da, etkileri yinede çok büyük.

Çevremizi tehdit eden bazi sorunlar sunlardir:

  • Ozon tabakasinin delinmesi
  • Dogal çevrenin, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasi
  • Tropik ormanlarinin gün gectikce kesilerek küçülmesi
  • Yeryüzü atmosferinin isnmasi
  • Buzullarin erimesi
  • Deniz seviyesinin yükselmesi
  • Topraklarin erozyona ugramasi ve betonlasmasi
  • Tehlikeli atik maddelerinin bilhassa radyasyon isinlarin artmasi
  • Havanin ve suyun asiri derecede kirlenmesi
  • Çöp miktarinin artmasi
  • Motorlu araçlarin sürekli artmasi

Çevremizden sorumlu oldugumuzun bilincinde olmak zorundayiz. Artan çevre kirliligini ciddiye almamak, gözlerimizi tehdit edici tehlikelere karsi kapatmak demektir. Çünkü ekolojik dengenin tahribi bitkilerin, hayvanlarin ve insanlarin yasam alanlarini yok etmektir.

Bizden sonra gelecek kusaklara hangi mirasi birakmak istiyoruz? Bu soruyla karsi karsiya gelmenin kacis yolu yoktur. Bundan dolayi yasamin temel elementlerini korumak ve onu gelecek kusaklara yasanilabilir bir vaziyette birakmak, hepimizin görevi olmalidr. Yasayan bir doga ve temiz bir çevre için birlikte çalismak ve çevre bilinciyle hareket etmek zorundayiz.

Eger gelecek nesillere saglikli ve yasanilabilir bir doga birakmak istiyorsak, simdiden birseyler yapmamiz gerekir.

Unutmamaliyiz ki, saglikli bir çevre için verecegimiz her hizmet, kendi sagligimiz ve çocuklarimizin gelecegi içindir.

 

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin.