Çevreciliğin miladı

14/11/2008

Tüm dünyada çevreciliğin miladı kabul edilen 1972 yılı Stockholm Zirvesi’nin sonunda yayınlanan deklarasyon çevre alanında önemli maddelerle dikkat çeker. Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi Konferansı adı altında toplanan Stockholm Deklarasyonu’ndaki maddeler şöyledir:

1. Madde: İnsanın; hürriyet, eşitlik ve yeterli yaşam koşulları sağlayan onurlu ve refah içinde bir çevrede yaşamak temel hakkıdır. İnsanın, bugünkü ve gelecek nesiller için çevreyi korumak ve geliştirmek için ciddi bir sorumluluğu vardır. Bu bakımdan; kayıtsızlık, ırk ayrımı, ayrımcılık, kolonial veya diğer biçimlerde baskı, yabancı hakimiyetini destekleyen, sürekli kılan politikalar mahkum edilmiştir ve terk edilmelidir.

2. Madde: Bugünkü ve gelecek nesiller için ihtiyaca göre özenli planlama veya yönetim ile dünyanın doğal kaynakları, hava, su, toprak, flora ve fauna dahil, özellikle de doğal ekosistemleri temsil eden örnekler korunmalıdır.

3. Madde: Dünyanın hayati yenilenebilen kaynaklarını üretme kapasitesi sürdürülmeli ve mümkün olduğu hallerde yenilenmeli ve iyileştirilmelidir.

4. Madde: Şu anda zararlı unsurların bileşimi ile ciddi tehlikede olan yaban hayatı neslini ve habitatını akıllıca yöneterek sürdürmek, korumak, insanın özel sorumluluğudur. Dolayısı ile ekonomik kalkınma planlamasında yaban hayatı dahil doğanın korunmasına önem verilmelidir.

5. Madde: Dünyanın yenilenemeyen kaynakları, onları gelecekte tükenme tehlikesine karşı koruyacak şekilde kullanılmalı ve bu kullanımın yararlarının bütün insanlıkça paylaşılması sağlanmalıdır.

6. Madde: Ekosistemlere ciddi, onarılamaz zarar verilmemesi için, toksik ve diğer maddelerin deşarjı, ısının, doğanın onu zararsız kılabileceği kapasiteyi aşacak miktarda ve yoğunlukta bırakılması engellenmelidir. Bütün devletlerin kirliliğe karşı haklı mücadelesi desteklenmelidir.

7. Madde: Denizlerin, insan hayatını tehlikeye atabilecek maddelerle kirlenmesini önleyecek, canlı yaşama, denizde hayata zarar verecek, güzellikleri bozacak veya denizlerin diğer yasal kullanımını olumsuz etkileyecek şekilde kirlenmesini önlemek için ülkeler bütün olanaklarını kullanacaktır.

8. Madde: İnsana uygun bir yaşam ve çalışma çevresi sağlamak ve hayat standardını iyileştirmek için ekonomik ve sosyal kalkınma şarttır.

9. Madde: Az gelişmişlikten ve doğal afetlerden kaynaklanan çevre bozulmaları ciddi sorunlar meydana getirmektedir ve en iyi tedavi hızlandırılmış bir kalkınmadır. Bu amaçla, gelişmekte olan ülkelerin kendi gayretlerine destek olarak ve talep edildiğinde yeterli miktarda finansman ve teknolojik yardım yapılmalıdır.

10. Madde: Gelişmekte olan ülkelerde çevre yönetimi için ekolojik faktörler kadar ekonomik aktörlerin de dikkate alınması, dolayısı ile fiyat istikrarı, temel mallar ve hammadde alımı için yeterli gelir sağlanması şarttır.

11. Madde: Ülkelerin çevre politikaları, gelişmekte olan ülkelerin bugünkü ve gelecek kalkınma potansiyelini destekleyecek ve olumsuz etkilemeyecektir. Herkes için daha iyi hayat şartlarına erişilmesini engellemeyecektir. Ülkeler ve uluslararası örgütlerce çevre önlemlerinin uygulanması ile meydana gelebilecek muhtemel ulusal ve uluslararası ekonomik sonuçları karşılayabilmek için anlaşmaya varacak şekilde uygun tedbirler alınacaktır.

12. Madde: Gelişmekte olan ülkelerin koşullarını ve özel ihtiyaçlarını dikkate alarak çevreyi korumak ve iyileştirmek amacı ile kaynaklar yaratılacaktır. Bu ülkelerin kalkınma planlarındaki çevreyi koruma amaçlı maliyetlerinin ülkelerin talebi üzerine kendilerine sağlanması gerekir. Bu amaçla ilave uluslararası teknik ve finansman yardımı yapılacaktır.

13. Madde: Kaynakların daha rasyonel kullanılmasını sağlamak ve böylece çevreyi iyileştirmek için ülkeler kalkınma planlarında entegre ve koordine bir yaklaşım yapacaklardır. Böylece, kalkınmanın nüfusun yararı doğrultusunda, insan çevresinin korunması gereği ile uyumlu olması sağlanacaktır.

14. Madde: Kalkınmanın gerekleri ile çevrenin korunması ve iyileştirilmesi ihtiyacı arasındaki çelişkileri gidermede rasyonel planlama temel araçtır.

15. Madde: Çevreye olan olumsuz etkileri önlemek, maksimum sosyal ekonomik ve çevre faydaları sağlamak için yerleşmelere ve kentleşmelere planlama uygulanmalıdır. Bu açıdan kolonial ve ırkçı hakimiyet için yapılan projeler iptal edilmelidir.

16. Madde: Temel insan haklarına önyargısız olarak, ilgili hükümetlerce uygun bulunan demografi politikaları, çevre veya kalkınma üzerinde olumsuz etkileri olan nüfus artış hızı veya aşırı nüfus yığılmaları ile düşük nüfus yoğunluğunun insan çevresinin gelişmesini veya kalkınmayı engelleyebileceği bölgelerde uygulanmalıdır.

17. Madde: Ülkelerin çevre kaynaklarını çevreyi iyileştirmek prensibinden hareket ederek planlamak; yönetmek ve kontrol etmek görevi uygun ulusal kurumlara verilmelidir.

18. Madde: Sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkıları nedeni ile bilim ve teknoloji, çevre risklerinin tanımlanması, engellenmesi ve kontrolü için ve çevre sorunlarının çözümü ve insanlığın ortak çıkarları için kullanılacaktır.

19. Madde: Çevre olaylarında eğitim; genç nesil kadar yaşlılar için de; korunmaya muhtaç gruplara özel önem verilerek, bireylerin, teşebbüslerin ve toplumların çevreyi koruma ve geliştirme için insan boyunca açısından bilinçli görüşü genişletmek ve sorumlu icraatı sağlamak için şarttır. Kitle iletişim ortamının çevrenin bozulmasına katkıda bulunmayı engellemesi, tam tersine insanın her yönde gelişmesini sağlayacak şekilde çevreyi korumak ve iyileştirmek ihtiyacı ile eğitsel bilgiyi yayması şarttır.

20. Madde: Ulusal ve uluslararası çevre sorunlarının sebepleri ve sonuçları konusunda bütün milletlerde, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde bilimsel araştırmalar ve gelişmeler teşvik edilmelidir. Bu bağlamda, çevre problemlerinin çözümünü kolaylaştırmak için güncel, bilimsel enformasyonun serbest akışı ve tecrübenin transferi desteklenmeli ve yardım edilmelidir. Çevre teknolojileri, geliştirmekte olan ülkelere, bu teknolojilerin yayılmasını teşvik edecek ve ekonomik yük getirmeyecek koşullarla sağlanmalıdır.

21. Madde: Ülkeler, Birleşmiş Milletler kuralları ve uluslararası hukuk prensiplerine göre, kendi kaynaklarını kendi çevre politikalarına uygun olarak kullanma hakkına sahiptirler. Aynı zamanda kendi iç hukukları ve kontrollerindeki faaliyetlerin çevreye ve diğer ülkelere veya ulusal hükümranlık sınırları dışındaki alanlara zarar vermemesi konusunda sorumlulukları vardır.

22. Madde: Devletler uluslararası hukukun, çevre zararlarının kurbanları ile ilgili borç ve tazminat maddelerini daha geliştirmek ve kendi hükümranlık alanları içindeki diğer çevre bozulmaları veya kendi hükümranlık hakları dışındaki kontroller için işbirliği yapacaktır.

23. Madde: Uluslararası kurumlarca kabul edilen kriterlerde veya ulusal olarak kararlaştırılan standartlarda her ülke önyargısız, değerler sistemini dikkate almak durumundadır. Gelişmiş ülkelerde geçerli olan standartların gelişmekte olan ülkelere getireceği sosyal maliyet nedeni ile uygulanamayabileceğinin dikkate alınması şarttır.

24. Madde: Çevrenin iyileştirilmesi ve korunması ile ilgili uluslararası konular, işbirliği ruhu ile büyük küçük bütün ülkelerce eşit olarak ele alınmalıdır. Çok taraflı veya iki taraflı anlaşmalarla veya diğer uygun yöntemlerle işbirliği bütün ülkelerin egemenlik ve çıkarlarını dikkate alarak her alanda istenmeyen çevresel etkilerin etkin kontrolü önlenmesi, azaltılması, ortadan kaldırılması için şarttır.

25. Madde: Devletler, çevrenin korunması ve geliştirilmesinde uluslararası kuruluşların koordinasyonunu, etkinliğini ve dinamikliğini sağlayacaklardır.

26. Madde: Nükleer silahlar ve diğer toplu imha araçlarından insan ve çevresi korunacaktır. Ülkeler, yetkili uluslararası makamlarla bu tür silahların tamamen yasaklanması ve imhası için derhal anlaşmaya varmak için çalışacaklardır.

Not: Bu yazi alintidir, kaynagini malesef bilmiyprum.


ORMANLARIMIZ

14/12/2007
Ormanlar, yalnizca agaç ve agaççiklarin bulundugu genis alanlar degildir. Bugünün anlayisiyla orman, çok sayida bitki ve hayvan topluluklarindan olusan bir yasam birligi, hatta büyük bir canli organizmadir. Türkiye yüzeyinin % 26’sini orman sayilan alanlar kaplamaktadir. Bu önemli zenginligin gelecek kusaklara aktarilabilmesi, Milli Park, Tabiati Koruma Alani, Tabiat Parki gibi koruma alanlarinin sayisinin artirilmasiyla mümkündür. Su anda korunan alanlar Türkiye ormanlarinin yalnizca % 2’sini olusturmaktadir.Orman ve Insan
Ormanlarin , insanlara yakacak saglamak, canli türlerine besin saglamak, dinlenme, ilaçlar için ham madde saglama gibi sayisiz yararlari vardir. FAO Dünya Tarim ve Gida Örgütü’ne göre, ormanda yasam agaçlar ölünce sona ermiyor. Dogal döngü, agaçlar öldükten sonra da devam ediyor.

Orman Ekosistemi
Orman ekosistemi, yasayan organizmalarin bitkilerin, hayvanlarin ve mikroorganizmalarin, topragin, iklimin, kayalarin arasindaki hassas dengeüzerine kuruludur.

Ormanlarin çesitliligi ve dagilimi
Ormanlar steplerden, dogal yasli ormanlara, yagmur ormanlarindan nemli tropik ormanlara kadar çok çesitlilik gösterir. Ormanlar yüksek daglarda, sulak alanlarda, tuzlu sularda görülebilir. Orman türü, iklim, toprak türü, su kaynagi, yagmur rejimi, tohumlarin kaynagi ve insan etkileriyle sekillenir ve baglantilidir. Insanlar, bu çesitlilikten çok farkli sekillerde faydalanabilir. Ancak orman yönetiminin etkin bir sekilde yapilmasi ve uygun politikalar yürütülmesi önemlidir.

Ormanlarin Faydalari
Ormanlar; agaçlarla birlikte diger bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar gibi canli varliklarla toprak hava, su , isik ve sicaklik gibi fiziksel çevre faktörlerinin birlikte olusturduklari karsilikli iliskiler dokusunu simgeleyen ekosistemler olup, dünya yasami için vazgeçilmezdirler…

  • Ormanlar yasantimizin her safhasinda ihtiyaç duydugumuz yapacak ve yakacak hammadde kaynagidir. Bunun yani sira bitkisel nitelikli tohum, çiçek, kozalak vb. ile mineral nitelikli çakil, kum vb.hammadde kaynaklarinin bir kismi da ormanlardan elde edilmektedir.
  • Ormanlar, bitkiler ve hayvanlar için dogal bir su kaynagidir. Kar ve yagmur biçimindeki yagisi yaprakli, dallari, gövdesi ve kökleri ve tutarak sellerin ve taskinlarin olusmasini önler. Ayrica yer alti sularinin olusmasina yardim eder.
  • Ormanlar erozyonu önler. Ormanlar rüzgarin hizini azaltir, topragi kökleri ile tutarak yagislarin ve akarsularin topragi tasimasini önler.
  • Ormanlar, yaban hayati ve av kaynaklarini koruru. Nesli tükenmekte olan hayvanlarin üretimi, korunmasi ve barinmasinda koruma alanlari olusturur. Bu sahalar milyonlarca canlinin yuvasidir.
  • Ormanlar bitki örtüsü ve toprak içerisinde büyük miktarda karbon depoladiklarindan, ikim üzerinde olumlu etkiler yapar. Asiri sicakliklari düzenler, bir isi tamponu gibi görev yapar. Sicagi sogugu dengeler, yaz sicakligini azaltirken, kis sicakligini artirir, radyasyonu önler.
  • Su buharini yogunlastirarak yagmur haline gelmesini saglar. Rüzgar hizini azaltarak toprak ve kar savurmalarini ve rüzgarin kurutucu etkisini yok eder. Bu nedenle açik alanlara oranla ormanlarda gündüzler serin geceler ise sicaktir.
  • Ormanlar, egelenme, dinlenme ve bos zamanlari degerlendirme imkani saglar. Havasi, suyu, dogal görünümleri ve sakin ortami ile özellikle sehirlerde yasayan insanlari kendisine çeker. Bu yönüyle insanlarin beden ve ruh sagligi üzerinde olumlu rol oynar.
  • Yerlesim alanlari çevresindeki hava kirliligini ve gürültüyü önlemesi ile insan sagligi bakimindan büyük önem tasir. Ormanlarin insan sagligi üzerindeki bütün bu olumlu yararlari nedeniyle büyük kentlerin çevresinde ormanlar yetistirilmekte, dinlenme yerleri kurulmaktadir.
  • Ormanlar, orman içinde ve disinda yasayan insanlara çesitli is alanlari saglar, issizligi önlemede etkin rol oynar, böylece köyden kente göçü azaltir.
  • Ormanlar, ulusal savunma ve güvenlik bakimindan da çok önemlidir. Askeri birliklerin savas tesisleri ile araç ve gereçlerinin gizlenmesinde, savas ekonomisi bakimindan deger tasiyan reçine, katran ve tanenli maddelerin elde edilmesini saglar,
  • Ayrica ormanlar barajlarin ekonomik ömrünü uzatir, dogal afetleri önler, ülke turizmine katkida bulunur,
  • Ormanlar, dogal güzellikleri ve sayilmayacak kadar çok faydalariyla iyi baktigimiz takdirde tükenmez bir dogal kaynaktir.
Tehditler

Demirayak ormanlarin, sahip olduklari biyolojik çesitlilikle yeryüzündeki en degerli ekosistemler arasinda bulundugunu, barindirdigi yasamsal zenginlikle, tüm habitatlar arasinda ayri bir yere sahip oldugunu söyledi.

“Ormanlar, tarihin hiçbir döneminde, son yüzyil içinde yasadigi gibi bir yok olma süreci yasamamistir. Bu yok olma sürecinin en önemli sebepleri insan kaynaklidir.

” Bunlar arasinda sürdürülebilir olmayan odun üretimi, yapilasma, yanginlar ve amaç disi kullanimin sayilabilecegini kaydeden Demirayak söyle konustu:

“Ormancilik disi etkinliklerin orman üzerindeki olumsuz etkileri arasinda en önemlilerinden biri, hava kirliligi. Örnegin Türkiyede, Yataganda kurulan termik santralin sebep oldugu kirlilik sonucu çevredeki ormanlar kurudu…

“Bir diger önemli tehdit, yanginlar. Orman yanginlari, bitkiler ve diger canlilarin ölümüne neden olarak inanilmaz boyutlarda ekolojik yikimlarla sonuçlaniyor. Istatistiklere göre, orman yanginlarinin hemen hemen tamami insan kaynakli.”

Ormanlarimizi korumak icin kerkes katkida bulunabilir:

  • Mobilya alirken dayanikli ve uzun ömürlü olanlari seçin. Gerçekten gerekmedikçe mobilyalarinizi degistirmeyin.
  • Ormanda kesinlikle ates yakmayin. Piknik yaptiginiz alani temiz birakin.
  • Ormanlara yakin arazilerde aniz yakmayin; yakanlari uyarin.
  • Agaçlandirma çalismalarinda yörye özgü agaç türlerinin kullanilmasina özen gösterin.
  • Kagitlari mümkün oldugunca çift tarafli kullanin; kagit israfindan kaçinin.
  • Hafif kagit kullanin. Hafif kagidin üretimi sirasinda daha az enerji ve daha az hammadde kullanilir.
  • Geri dönüsümlü kagit kullanin.
  • Geri dönüsümü yasaminizin bir parçasi haline getirin. Topladiginiz kagitlari düzenli olarak atik kagit alim merkezlerine gönderin.
    Mümkün oldugunca e-posta, modem yoluyla faks gibi alternatif iletisim araçlarini kullanin. Bilgisayarinizdan çok gerekmedikçe kagit çiktisi almayin. Dosyalarinizi bilgisayar ortaminda saklayin.
  • Alisverislerinizde bir kez kullanilip atilan kagit torbalar yerine, bez torba kullanin.
  • Enerji tasarrufuna özen göstererek ormanlar üzerindeki baskiyi azaltmaya yardim edin. Giderek artan enerji gereksinimi yeni santrallerin kurulmasini gerektirmekte, bu da hava kirliligi, asit yagmurlari yoluyla ormanlari tehdit etmektedir.
  • Ormanlik alanlari ziyaret ettiginizde, çadir, kamping, yöresel konaklama gibi doga üzerinde etkisi en az olan konklama biçimlerini yegleyerek yapilasma egiliminin tersine çevrilmesine katkida bulunabilirsiniz.Ormanlardan açilan alanlarda yapilan konutlari satin almayin. Ormanlarin yasa disi yapilasma amaciyla isgal edilmesine göz yummamak, gerektiginde ilgili kurumlari uyarmak insanlik görevidir.

 

Çevremiz konusunda daha genis bilgiler icin lütfen asagidaki linke tiklayin.