Anasayfa > basbakan ve sanatci, Franke James, kumlu petrol > Başbakanla sanatçının ekoloji kavgası

Başbakanla sanatçının ekoloji kavgası

 
 
Kanada’dayız.  Bir başbakan var.  Bir de sanatçı.  Sanatçının inançları var.  Yürütülmekte olan bir girişimin insanlığa korkunç zararı olduğuna kuvvetle inanıyor.  Başbakan da uyguladığı politikanın muhteşem olduğunu vurguluyor.  Sonuçta bunlar bir çizginin zıt uçlarında yer alıyorlar.  Tabii, ister istemez kapışıyorlar.  Biri yazdıklarıyla, çizdikleriyle, konuştuklarıyla.  Öteki de devletin sağladığı güçle, örneğin sansürle.  Peki, bu çatışmayı kim kazanır?

Sakın, bir acele, “Elbette Başbakan!” demeyin.  Belli olmaz.  Ne de olsa demokrasi diye adlandırılan bir ortamdayız.  Bakarsınız, güçlü görünen kişi bir gün kendini sokakta bulur.  Malum, politikacı her zaman bir yerlere düşüyor.  Gelin, tahmin yürütmeyi bırakalım da, olgulara bakalım.

Kanada’dayız.  Başbakan Stephen Harper.  Sanatçı ise genç bir kadın:  Franke James.  Çizer ve yazar.  Mizah duygusu çok güçlü diyorlar.  Bunun da ötesinde çevre sorunları konusunda hassasiyetleri var.  Köşesinde oturup, şikayet etmekle yetinmiyor.  Kalemini, çizgisini ve beynini inançları yolunda yorulmadan kullanıyor.  Yazılar yazıyor, mizah dolu resimler çiziyor ve “Hayır!” diyor.

Onun bu çabaları başbakanı son derecede rahatsız ediyor ve kısıtlama uygulatıyor, devlet sansürü koyduruyor.  Yani uğraşıyor onunla.  İyi, güzel de, kavganın konusu ne?  Kumlu petrol.  (İngilizcede “tar sand” deniliyor.)

Nedir ki kumlu petrol?

Ekogazete bu konuda bir haber vermişti.  [Okumak isterseniz tıklayın.]  İsterseniz oradan bir özetleme yapalım.  Kanada’da Alberta’da 1.500 km2’ye yayılan çok geniş bir arazi var. Buranın özelliği kumluk olması ve kumların bitümlü olması.  Bundan, bir dizi işlemden sonra, petrol üretiliyor.  Ancak kullanılan yöntemler çevreyi berbat ediyor, aşırı oranda azot dioksit ve kükürt dioksit salıyor.  İklim değişimine büyük oranda katkıda bulunuyor.  Ayrıca bu girişim geniş orman alanlarının yok edilmesini gerektiriyor.  Bu girişim hem Kanada’da, hem de dünyada büyük tepki yaratmış durumda.  James de bu tepkiyi sürdüren kişilerden biri.  Bu konuyu yansıtan eleştirel resimler yapıyor, karikatürler çiziyor, yazılar yazıyor.

Devlet sansürü

2011 yazında Hırvatistan’dan bir çevreci grup James’in yapıtlarını sergilemek ister.  Üstelik Zagreb’deki Kanada elçiliğinden finansman bile sağlarlar.  Ancak büyükelçi son anda bunu öğrenir ve köpürür, ortalığı birbirine katar.  Altında çalışanlara “Siz bu kadının sergisini nasıl finanse edersiniz?” diye bağırır.  Sansür konur, destek çekilir ve sergi iptal edilir.

Öyle anlaşılıyor ki, başbakanın kumlu petrol girişimi konusunda eleştiriye tahammülü yok.  Devlette çalışan herkes uyarılmış durumda:  “Basınla da, bilim insanlarıyla da konuşmayacaksınız, demeç vermeyeceksiniz.”  Demokratik düşüncenin söz konusu olduğu bir ülke için şaşırtıcı bir fanatizm.

James atakta

Bu densiz sansürü önce şaşkınlıkla karşılayan James, daha sonra üstüne gitmeye karar veriyor.  Kanada’da, bazı başka ülkelerde de olduğu gibi, yasal bir uygulama söz konusu.  Eğer devletin elinde sizle ilgili bir belge, not, yazı vb. varsa bunlara ulaşma hakkınız var.  James buna dayanarak kendi ile ilgili bütün yazışmaları istiyor.  Ve ona 2.172 sayfadan oluşan bir dosya veriliyor.  Hepsi de onun hakkında idarede yapılmış iç yazışmalar.  Öyle anlaşılıyor ki, idare işi gücü bırakmış, James’i kendine dert etmiş.  Başbakanın eleştiri kabul etmeyen, ekoloji ve çevre kavramlarını hor gören tavrı idareye de yansıtılmış.  Nitekim, Kanada bir zamanlar Kyoto anlaşmasının önemli destekçilerinden biri olduğu halde, başbakan göreve gelince ülkesini bu anlaşmadan çekivermişti.

Öte yandan James kavgasını sürdürmeye kararlı.  Hicvin silahına sarılarak, alay ederek, eleştirerek.  Nitekim bu anlayışla yaşadığı sansürü ve idarenin sayfalar dolusu yazışmalarını yansıtan bir kitap yayımladı:  “Banned On The Hill”.

Atila Alpöge /  Yararlanılan kaynak:  Suzanne Goldenberg, The Guardian, 17.5.2013

Bu yazı eko gazetesinden alıntıdır:

http://ekogazete.wordpress.com/2013/05/27/basbakanla-sanatcinin-ekoloji-kavgasi/

  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: