Hayvanlar Mahkemesi

Sabaha bir saat kalmis, neredeyse gün isiyacak. Elimde kalem, önümde kagit, gözlerim kapaniyor, basim gögsüme düsüyor.
 Bir duman icinde kaliyorum. Sonra kendimi bir ormanda buluyorum.
Birkac geyik,
–    Insan, insaaaan… Kosun kardesler, burada bir insan var!.. diye bagiriyor.
      Ormanin icinden, her agacin arkasindan bir hayvan cikiyor. Bir cift ayi üstüme yürüyor.
      Ana ayi,
–    Iste, iste… diye bagiriyor, yavrularimi kursunla vuran bu alcak!…
Bir koc, boynuzlamak icin geriliyor. Iri kazlar tislayarak bana kosuyorlar. Arkama dönüp kaciyorum. Ormanin icine daliyorum. Bütün hayvanlar arkamdan bagrisarak kosuyorlar.
–    Tutun… Yakalayin… Insan kaciyor, yakalayin…
      Ama onlar benden hizli kosuyorlar. Soluk soluga yasli bir mese agacinin dibine
düsüyorum. Mese, dallarini bana kamci gibi vurarak, arkamdan kosan hayvanlara bagiriyor,
–    Kosun hayvan kardesler, kosun!… Insan denilen alcak  iste burada. Kosunda sunun
isini bitirin. Bu alcaktan ben de cok cektim. Baltayi eline alir, benim soyumu sopumuda keser. Gelin burada!..
      Basima üsüsen hayvanlar beni yakaliyorlar. Iki kurt beni aralarina alip sürükleye
sürükleye götürüyor. Öteki hayvanlar da arkamizdan hincla bagirarak geliyorlar. Ormanin icinden bir alana ciktik.
–    Mahkeme kurulsun!.. diye bir ses yükseldi.
      Beni getiren kurtlara,
–    Beni yiyecek misiniz? diye sordum.
      Kurtlar,
–    Kanunda sucunun cezasi neyse, o olacak!.. dedi.
–    Ormanda kanun olur mu? diye sordum.
–    Heryerin kendine göre kanunu var, dedi. Simdi hayvanlar kanunu kurulup cezan
verilecek.
      Alanin ortasina kütüklerden bir kürsü kurdular. Sanik yerini de yaptilar. Alan, bir mahkeme salonu oldu.
      Kürsüdeki jüri kart bir öküzdü. Üyeler de, besili bir katir, gözlüklü bir fil, bir de uzun  biyikli bir devekusu. Savci yerinde bir papagan vardi. Pireden deveye kadar bütün hayvanlar da dinleyici yerlerini doldurmustu. Zabit katiplerinini sisman bir inekle, bir bildircin yapiyordu. Mübasirlik isni gören horoz ötmeye basladi.
–    Adem Aleyhisselm oglu insanoglu insaaaan…
      Sesimi cikarmayinca,
–    Adem Aleyhisselam oglu konusan hayvaaan!.. diye bagirdi.
      Üstüme alinmadigim icin hic orali olmadim. Beni getiren kurtlardan biri kolomu dürttü,
–    Hadi yürüsene!..
      Gösterilen sanik yerini aldim. Dinleyici hayvanlardan kükreme, havlama, hirlama,
kisneme, ötme, miyavlama sesleri ugultu ugultu göklere yükseliyordu.
      Jüri baskani, arka ayaginin nalini üc kez kürsüye vurarak, gürültü yapan hayvanlari susturdu. Daktilo bildircina,
–    Yaz kizim, dedi, insan olmak ve insanca davranmak suclarindan sanik Adem
      Aleyhisselam oglu konusan hayvan mahkeme solonuna alindi. Sorgusu basaldi.
      Sonra adimi, sanimi, isimi, gücümümü sordu. Papagan ayaga kalkti. Gagasini,
kanadina sümkürdü. Iki kere öksürüp bogazini temizledikten sonra iddianamesini okumaya basladi:
–    Sanik konusan hayvanin, yapilan bu kadar ihtar verilen gözdaglarini hice sayarak,
ormnan kanunlarinin bütün maddelerini cignemek suretiyle insan kalmakta direnmesi sonunda, kralimiz aslan tarafindan kendisinin orman kanunu cercevesi icinde param parca edilerek yenilmesine emredildigenden, sucu ötedenberi bilinmekte olan sanigin parcalanma cezasina carptitrilmasini diliyorum.
      Öküz, sagindaki katir, solundaki fille fisildasdiktan sonra bana.
–    Savcinin iddianamesini dinledin. Bir diyecegin var mi? diye sordu.
–    Yüksek jüri amkamini isgal eden sayin öküz, sayin fil, saygideger katir ve pek
saygin devekusu da bilirki papagan ancak kendisine ögretilen sözleri ezberler, anlamadan tekrarlar. Bütün bu sözleri, sayin papaganin kraliniz aslandan ögrenmis oldugu muhakkaktir. Bundan ötürü…
      Sözümü bitirmeden dinleyici hayvanlar.
–    Su assagilik insani daha söyletiyormusunuz. Birakin parcalayalim, parcalayalim…
diye bagrismaya basladilar.
Jüri baskani, ayaginin nalini kürsüye vurarak gürültüyü durdurdu.
–    Oybirligiyle yargilanmanin gizli yapilmasina karar verildi, dedi.
–    Aman, nasil olur? Diye bagirdim.
Sesime kulak veren olmadi. Beni susturdular. Dinleyici hayvanlar disari cikarildi.
Jüri baskani,
–    Tanik manda gelsin, dedi.
Iceri alinan tanik manda beni göstererek,
–    Bu konusan hayvan, dedi, katildir. Bütün colugumu cocugumu kesip yedigi gibi,
soyumu da kesip yemistir. Kanina kann, canima can istiyorum.
      Jüri baskani,
–    Söyleyecek sözün var mi? diye sordu.
–    Kendimi savunabilmek icin bir avukat tutacagim, dedim.
      Avukat tutabilmem icin oturuma on dakika ara verildi. Iki kurt koluma girip beni
mahkeme alnindan disari cikardilar. Bütün hayvanlar benimle alay ediyorlardi. Üstüme ucan bir karga tepeme uygunsuz isler yapiyordu. Bu onlari daha cok güldürüyordu.
–    Hayvan kardeslerim, bana yardim edin, bir avukata ihtiyacim var, dedim.
Bor boga yilani,
–    Savunmani yaparim ama, ücret olarak da seni yutarim, dedi.
Bir ayi geldi,
–    Avukatligini üzerime alirim ama, basini da yerim, dedi.
Sirtlan,
–    Kolunu verirsen vekaletini alirim, dedi.
Avukatlik ücreti olarak kimi bacagimi, kimi gövdemi yemek istiyordu.
Bir maymun geldi,
–    Ben elbiselerinle yetinirim, dedi. Üstündeki bütün elbiseleri, donuna kadar
camasirlarini veririsen, ben avukatligini yaparim, dedi.
      Cirilciplak kalana kadar soyundum. Neyim varsa maymuna verdim. Maymun elbiselerimi giydi, kiravatimi takti.
–    Bir gözlükle canta olsaydi, seni daha iyi savunurdum, dedi.
      Yeniden yargilanma alanina alindik.
      Avukatim maymun,
–    Sayin jüri üyeleri, bütün taniklar dinlendikten sonra biz savunmamizi yapacagiz, dedi.
      Baskan,
–    Tanik esegi cagirin! Dedi.
      Iceri giren esek, söyle konustu:
–    Bu, Adem Aleyhisselam oglu konusan hayvan, bir avuc karsiliginda, bütün dünyanin
yükünü sirtima yükler, bana tasittirir. Onun da, ömrünün sonuna kadar esekleri sirtinda tasima cezasina carptirilmasini isterim.
      Tanik olarak dinlenen at da söyle dedi:
–    Ben bir özgür bir hayvanken, beni ahira kapayip agzima gem vuran, özgürlügümü
isteyince beni dizginleyen, bagimsizligimi isteyince beni bir kaziga baglayan, iste bu Adem Aleyhissiselam oglu konusan hayvandir. Onunda akira kapatilip, agzina gem takilip dizginlenmesini isterim!..
 Tanik koyun söyle konustu:
–    Ben yeryüzünün en sessiz, en sucsuz, en zavalli hayvani oldugum icin, boynuzumdan
kemigime, etimden gübreme, tüyümden sütüme kadar her neyim varsa alan, sirtimdan gecinen bu bu konusan hayvanin da, ömrünün sonuna kadar sirtindan gecinilmesini dilerim.
      Fareler kapana kistirildigimdan, köpekler köpekler kendilerini asagiladigimdan, devel ac susuz biraktigimdan sikayet ettiler. Bütün hayvanlar dinlendikten sonra söz sirasi savunmami yapacak olan maymuna geldi. Avukatim maymun, yaga kalkip öksürdü, sonra söze basladi:
– Pek sayin üyeler!.. Müvekkilim o kadar agir suclar islemis, ve suclulugu gerek
taniklarin anlattiklardan, gerek kendi ugursuz suratindan o kadar belli olmustur ki, savunma icin söyleyecegim her söz gereksiz, yersiz kalmistir. Ancak su noktayi göz önünde tutmanizi rica ederim. Sanik, önünde sonunda bir insandir. Bütün bu, taniklarin anlattigi suclari islemek, baskalarinin sirtindan gecinmek, öldürmek, iskence etmek, bogmak kesmek, hatta kendi bulusu silahlarla kendi kendini ve yasadiklari dogayi yok etmeye calismak, onun insanliginin kacilnilmaz bir sonucudur. Bir insandan, bunlardan baska daha ne beklenebilirdi? Tanri onu insan yaratmakla, en büyük cezasini vermis. Biz ona daha baska ne ceza versek, bunun yaninda hic kalir. Savunmamiz bu kadardir. Adaletli yarginizi bekliyoruz.
      Jüri üyeleri fisildastilar. Sonra baskan, yargiyi bildirdi:
      – Sanigin suclari sabit görülmüs ve ömrünün sonunan kadar insan kalarak, insanliginin sucunu ve kendisinden davaci bütün hayvanlarin ahini cekmesine oybirligiyle karar verilmistir.
      Kan ter icinde uyandim. Basimi dayadigim masadan kaldirdim. Yanima bakindim. Sonra aynaya baktim. Evet, hayvanlarin ahi tutmustu, ben bir insandim. Tipki koyun gibi, benim de sirtimdan geciniyorkardi. Deve gibi yük tasiyor, esek gibi her yapilana katlaniyordum. Bütün hayvanlarin ahi üzerimde toplanmisti. Evet, ben bir insandim, insane kal,aya da mahkumdum.
 
Aziz Nesin´nin “Gözün Aydin Efendim” adli kitabindan.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s