Lütfen Çevremizi KORUYALIM...

Bayramınız Kutlu Olsun

Değerli dostlar, Kurban Bayramı sevgiyi ve dostluğu doruğa çıkarmanın bir vesilesi olarak ele alıp, Tanrıdan bütün insanlık için savaşsız, sömürüsüz, zülmün olmadığı, herkesin hakça, kardeşçe yaşayacağı cevre kirliliğinden uzak tertemiz bir Dünya dileğiyle, tüm dostların Kurban Bayramını kutlar, neşe, barış ve huzurdolu nice bayramlar dilerim.

Kategoriler:Kategorilenmemiş

Energiewende Ruhr Projesi

Bu fotograflar “Energiewende Ruhr” projesi çerçevesinde Haziran 2015´te bir video (https://www.youtube.com/watch?v=MQATG2IYd2s) çekimi için Johanna Ickert ve René Arnold tarafından çekildi.

Ayrıca bu proje çerçevesinde Eylül/Ekim 2016´da „Geschichten einer Region“ (Leggewie, Claus; Reicher, Christa; Schmitt, Lea (Hg.) (2016): Geschichten einer Region. AgentInnen des Wandels für ein nachhaltiges Ruhrgebiet. Dortmund: Kettler ) adı altında birde kitap yayınlanacaktır.

Kategoriler:Kategorilenmemiş

Energiewende Ruhr – Umweltbildung in Türkischer Sprache

Der Film ist im Juni 2015 im Rahmen des Projektes “Energiewende Ruhr” von Johanna Ickert und René Arnold entstanden.

Zu den Projekt wird auch ein Buch unter der Name „Geschichten einer Region“ (Leggewie, Claus; Reicher, Christa; Schmitt, Lea (Hg.) (2016): Geschichten einer Region. AgentInnen des Wandels für ein nachhaltiges Ruhrgebiet. Dortmund: Kettler ) Ende September/Anfang Oktober 2016 erscheinen.

Bu film “Energiewende Ruhr” projesi cercevesinde Haziran 2015´te Johanna Ickert ve René Arnold tarafindan cekildi.

Ayrica bu proje cercevesinde Eylül/Ekim 2016´da „Geschichten einer Region“ (Leggewie, Claus; Reicher, Christa; Schmitt, Lea (Hg.) (2016): Geschichten einer Region. AgentInnen des Wandels für ein nachhaltiges Ruhrgebiet. Dortmund: Kettler ) adi altinda birde kitap yayinlanacaktir.

Kategoriler:Kategorilenmemiş

Japon Balıkçısı – (Balık Tuttuk, Yiyen Ölür)

image

Hava Kirliliği

20140326-215745.jpgSokaklarımızda, evlerimizde uçar gezer dolaşan küçük parçacıkların sağlık sorunlarına neden olduğunu biliyorduk. Solunum, damar, kalp hastalıkları, diyabet, akciğer kanseri gibi… Özellikle PM2,5 diye tanımlanan parçacıklar gerçek baş belası. (Yani çapları 2,5 mikrondan daha küçük olanlar. Bunu saç telinden 30 kere ince diye de ifade edebiliriz.) Bilimsel bir araştırma bunların ana karnındaki bebeleri bile etkilediğini saptamıştı. Daha fazlasını oku…

COP21 – Bir açıklama ve antlaşma metni

14/12/2015 1 yorum

COP1

Toplantı bitti. Ama fosil yakıt çağı da bitti.  Artık “tükenmez kaynaklı enerji” çağına giriyoruz.  O döneme bütünüyle yerleşmek belli bir zaman alacak, ama artık o kapının eşiğindeyiz.  Bundan sonrasını (petrolcü, kömürcü, doğalgazcı gibi) fosil yakıtçılar düşünsün.  Bir de bunları kullanıp proje yapanlar.  Bu noktada ufak bir açıklama yapmak gerekiyor.  Bir de antlaşma metnine gönderi vermek.

Bundan önceki yazımızda şunları demiştik: “Ancak çalışma bir sonuca bağlanırken, en son dakikalarda bir ülkenin direndiği görüldü. Bu ülke Türkiye idi.  Fransız Cumhurbaşkanı Holland Ankara’yı arayıp ikna etme zorunda kaldı.  (Bu direniş kömür santralı yapımlarıyla ilgili miydi, bilinmiyor.)

Buradaki ifade “bir ülke” değil de, “ülkelerden biri” olmalıydı. Çünkü genel oturumda başkan Fabius’un tokmağı vurmasından sonra basında verilen bilgilerde ABD’nin de bir noktada (son dakikada) direnmiş olduğu duyuruldu.  Fransız Cumhurbaşkanı Holland Obama’yı bu konuda aramak zorunda kalmıştı.  Ufacık bir noktaydı belki, ama önemliydi bu itiraz.  Antlaşmanın bir yerinde İngilizce “shall” deniyordu.  ABD bunu “should”a değiştirmek istedi.  Yani “ülkeler bunu yapacak” yerine, “yapmalı” ifadesinin yer almasını.  Çünkü “yapacak” antlaşmayı mutlaka meclisten geçirmeyi zorunlu kılıyordu.  Ama meclis bütün bunlara direnen ve petrol şirketlerinin adeta finanse ettiği Cumhuriyetçi Partinin kontrolü altındaydı.  Anlaşılan Obama antlaşmaya zarar vermemek için kendine açık bir kapı bırakmak istemişti.

Türkiye konusu galiba başka. Ankara’nın itirazının neden kaynaklanmış olduğu bilinmiyor.  Ama 80’e yakın kömür santralı projesi Batı dünyasında ısrarla eleştirilmişti.  Ekogazete bu değerlendirmeleri daha önce birkaç kez yansıtmıştı.

Gelelim antlaşma metnine. Aşağıya tıklarsanız buna ulaşabilirsiniz.

http://unfccc.int/resource/docs/2015/cop21/eng/l09r01.pdf

Atila Alpöge, Ekogazete, 14.12.2015 /  Kaynaklar:  Değişi basın organları.

Kategoriler:Kategorilenmemiş

Paris’teki iklim zirvesinde oy birliği ile 2 derecede anlaşmaya varıldı

14/12/2015 1 yorum

iklim

Fransa’nın başkenti Paris’te iki haftadır yürütülen 21. BM İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nda, düzenlenen oylamanın ardından Paris Anlaşması’nın 195 ülkenin delegesinin desteği ile oy birliği ile kabul edildi.

Hukuken bağlayıcı olacak anlaşma metninde, küresel ortalama sıcaklık artış limitinin 1,5 ila 2 derece arasında sınırlandırılması konusunda anlaşma sağlandı.

Metin, sera gazları emisyonunun düşürülmesi ile ilgili olarak ulusal düzeydeki planların beş yılda bir gözden geçirilmesini öngörürken, gelişmekte olan ülkelerin bu alandaki mücadele için yılda en az 100 milyar dolar destek aktarması hedefleniyor.

Anlaşmada, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine karşı hazırlıklı olunması ve sera gazları emisyonunu azaltan çevreci ve sürdürülebilir ekonomilerin desteklenmesi gibi maddeler öne çıkıyor.

Metnin son hali üzerinde varılan anlaşma sonrasında imza töreninin 2016 yılı başında BM Genel Sekreterliği’nde yapılması bekleniyor.

Sera gazı emisyonlarına ilişkin mevcut anlaşmaların 2020’de sona erecek olması dolayısıyla Paris’te en az 10 yıl geçerli olacak yeni taahhütlere girilmesi küresel ısınma ile mücadele için önem taşıyor.

Kategoriler:Kategorilenmemiş
%d blogcu bunu beğendi: